Sure 56
Sure Al-Waqiah
Al-Waqiah Suresi (The Inevitable), Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir. Mekki bir sure olup 96 ayetten oluşur. Surenin tamamını Arapça ve meali ile aşağıdan okuyun.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 56:1
إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ ١
Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır
İndir veya paylaş - 56:2
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ ٢
Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır
İndir veya paylaş - 56:3
خَافِضَةٌۭ رَّافِعَةٌ ٣
Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır
İndir veya paylaş - 56:4
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّۭا ٤
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz
İndir veya paylaş - 56:5
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّۭا ٥
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz
İndir veya paylaş - 56:6
فَكَانَتْ هَبَآءًۭ مُّنۢبَثًّۭا ٦
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz
İndir veya paylaş - 56:7
وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًۭا ثَلَـٰثَةًۭ ٧
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz
İndir veya paylaş - 56:8
فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ ٨
İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara
İndir veya paylaş - 56:9
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ ٩
Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara
İndir veya paylaş - 56:10
وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ ١٠
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır
İndir veya paylaş - 56:11
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ ١١
Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır
İndir veya paylaş - 56:12
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ ١٢
Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır
İndir veya paylaş - 56:13
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ ١٣
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir
İndir veya paylaş - 56:14
وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ ١٤
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir
İndir veya paylaş - 56:15
عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ ١٥
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar
İndir veya paylaş - 56:16
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ ١٦
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar
İndir veya paylaş - 56:17
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ ١٧
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar
İndir veya paylaş - 56:18
بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ ١٨
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar
İndir veya paylaş - 56:19
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ ١٩
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar
İndir veya paylaş - 56:20
وَفَـٰكِهَةٍۢ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ ٢٠
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar
İndir veya paylaş - 56:21
وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ ٢١
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar
İndir veya paylaş - 56:22
وَحُورٌ عِينٌۭ ٢٢
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar
İndir veya paylaş - 56:23
كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ ٢٣
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar
İndir veya paylaş - 56:24
جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ٢٤
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar
İndir veya paylaş - 56:25
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا ٢٥
Sadece selama karşılık selam sözü işitirler
İndir veya paylaş - 56:26
إِلَّا قِيلًۭا سَلَـٰمًۭا سَلَـٰمًۭا ٢٦
Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara
İndir veya paylaş - 56:27
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ ٢٧
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:28
فِى سِدْرٍۢ مَّخْضُودٍۢ ٢٨
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:29
وَطَلْحٍۢ مَّنضُودٍۢ ٢٩
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:30
وَظِلٍّۢ مَّمْدُودٍۢ ٣٠
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:31
وَمَآءٍۢ مَّسْكُوبٍۢ ٣١
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:32
وَفَـٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ ٣٢
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:33
لَّا مَقْطُوعَةٍۢ وَلَا مَمْنُوعَةٍۢ ٣٣
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:34
وَفُرُشٍۢ مَّرْفُوعَةٍ ٣٤
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
İndir veya paylaş - 56:35
إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءًۭ ٣٥
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
İndir veya paylaş - 56:36
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا ٣٦
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
İndir veya paylaş - 56:37
عُرُبًا أَتْرَابًۭا ٣٧
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
İndir veya paylaş - 56:38
لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ ٣٨
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
İndir veya paylaş - 56:39
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ ٣٩
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir
İndir veya paylaş - 56:40
وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ ٤٠
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir
İndir veya paylaş - 56:41
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ ٤١
Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara
İndir veya paylaş - 56:42
فِى سَمُومٍۢ وَحَمِيمٍۢ ٤٢
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar
İndir veya paylaş - 56:43
وَظِلٍّۢ مِّن يَحْمُومٍۢ ٤٣
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar
İndir veya paylaş - 56:44
لَّا بَارِدٍۢ وَلَا كَرِيمٍ ٤٤
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar
İndir veya paylaş - 56:45
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ ٤٥
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı
İndir veya paylaş - 56:46
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ ٤٦
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı
İndir veya paylaş - 56:47
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ٤٧
Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz
İndir veya paylaş - 56:49
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ ٤٩
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır
İndir veya paylaş - 56:50
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ ٥٠
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır
İndir veya paylaş - 56:51
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ ٥١
Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar
İndir veya paylaş - 56:52
لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ ٥٢
Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz
İndir veya paylaş - 56:55
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ ٥٥
Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz
İndir veya paylaş - 56:56
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ ٥٦
İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur
İndir veya paylaş - 56:57
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ ٥٧
Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz
İndir veya paylaş - 56:58
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ ٥٨
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız
İndir veya paylaş - 56:59
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ ٥٩
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız
İndir veya paylaş - 56:60
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ ٦٠
Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez
İndir veya paylaş - 56:61
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ ٦١
Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez
İndir veya paylaş - 56:62
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ ٦٢
And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz
İndir veya paylaş - 56:63
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ ٦٣
Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz
İndir veya paylaş - 56:64
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ ٦٤
Söyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz
İndir veya paylaş - 56:65
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ ٦٥
Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık
İndir veya paylaş - 56:66
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ ٦٦
Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık
İndir veya paylaş - 56:67
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ٦٧
Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık
İndir veya paylaş - 56:68
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ ٦٨
Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz
İndir veya paylaş - 56:69
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ ٦٩
Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz
İndir veya paylaş - 56:70
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ ٧٠
Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz
İndir veya paylaş - 56:71
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ ٧١
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz
İndir veya paylaş - 56:72
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ ٧٢
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz
İndir veya paylaş - 56:73
نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَـٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ ٧٣
Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık
İndir veya paylaş - 56:75
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ ٧٥
Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz
İndir veya paylaş - 56:76
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌۭ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ ٧٦
Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz
İndir veya paylaş - 56:77
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌۭ كَرِيمٌۭ ٧٧
Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir
İndir veya paylaş - 56:78
فِى كِتَـٰبٍۢ مَّكْنُونٍۢ ٧٨
Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir
İndir veya paylaş - 56:79
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ ٧٩
Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir
İndir veya paylaş - 56:80
تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ٨٠
Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir
İndir veya paylaş - 56:82
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ ٨٢
Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz
İndir veya paylaş - 56:83
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ ٨٣
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz
İndir veya paylaş - 56:84
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍۢ تَنظُرُونَ ٨٤
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz
İndir veya paylaş - 56:85
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ ٨٥
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz
İndir veya paylaş - 56:86
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ ٨٦
Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize
İndir veya paylaş - 56:87
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ ٨٧
Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize
İndir veya paylaş - 56:88
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ ٨٨
Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur
İndir veya paylaş - 56:89
فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ ٨٩
Eğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur
İndir veya paylaş - 56:90
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ ٩٠
Eğer defteri sağdan verilenlerden ise
İndir veya paylaş - 56:91
فَسَلَـٰمٌۭ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ ٩١
Ey sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!" denir
İndir veya paylaş - 56:92
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ ٩٢
Eğer, sapık yalancılardan ise
İndir veya paylaş